top of page
ChatGPT Image Apr 23, 2025, 04_09_37 PM.png

Muris Muvazaasına Dayalı Tazminat Davası

  • Yazarın fotoğrafı: Özlem  Uzun Akdoğan
    Özlem Uzun Akdoğan
  • 18 Oca
  • 3 dakikada okunur

Miras bırakanın hayatta iken yaptığı bazı işlemler, vefatından sonra mirasçıları arasında ciddi uyuşmazlıklara sebebiyet verebilir. Özellikle miras bırakan tarafından bir taşınmazın gerçekte bağış mahiyetinde olduğu halde tapuca satış işlemi olarak gösterilmesi sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Halk arasında "mirastan mal kaçırma" olarak tabir edilen bu işlemler, diğer mirasçıların miras hakkını zedelendiğinden hukuk devreye girmektedir.


Normalde ilk başvurulan hukuki yol, tapu iptali ve tescil davasıdır; ancak her somut olayda bu yol mümkün olmayabilir. Örneğin; muris muvazaalı işlem konusu taşınmaz, iyiniyetli üçüncü kişilere devredilmişse ya da aynen geri alınması artık mümkün değil ise tapu iptali ve tescil yolu kapanmıştır. İşte bu noktada; miras hakkı ihlal edilen mirasçıların haklarını koruyabilmek adına muris muvazaası hukuksal nedenine dayanan tazminat davası açılarak muris muvazaalı işlem konusu taşınmazın parasal değerine denk gelen bedel talep edilebilir.


Muris Muvazaasına Dayalı Tazminat Davası

Yargıtay Kararları Işığında Muris Muvazaası Kavramı


01.04.1974 gün ve 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, muris muvazaası konusunda Türk hukukunun temel dayanağıdır. 1974 tarihli bu karar; muris muvazaasının unsurlarını, ispat ölçütlerini ve mirasçıların dava hakkını belirleyen temel dayanak olarak uygulanmaya devam etmektedir.


Muris muvazaası sebebiyle açılan davalarda hakimler tarafından istikrarlı bir uygulama mevcuttur.

En yalın haliyle muris muvazaası kavramını özetlemek gerekirse;


Miras bırakanın yaptığı görünürdeki satış işlemi aslında bağış niteliği taşıyorsa ve mirasçılardan mal kaçırma amacı var ise bu işlem muvazaalı olup hukuken geçersizdir.


Muvazaanın ispatında; tanık beyanları, satış bedelinin rayiç değerle uyumsuzluğu ve tarafların ekonomik durumu gibi her türlü delil kullanılabilir.


Uygulamada en çok dikkate alınan deliller:


Satış bedelinin rayiç değerle uyumsuzluğu

Miras bırakanın ekonomik durumu

Taraflar arasındaki aile ilişkileri

Tanık beyanları

Miras bırakanın yaşı, sağlık durumu

Devirden sonra taşınmazı fiilen kim tarafından kullanıldığı


Bu deliller birlikte değerlendirilerek miras bırakanın gerçek iradesi ortaya konulmaya çalışılır.



Muris Muvazaasına Dayalı Tazminat Davası


Muris muvazaalı işlem neticesinde miras hakkı ihlal edilen mirasçıların tapu iptali ve tescili davası açmasında yarar bulunmadığı hallerde başvurdukları hukuki yol muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tazminat davası açmaktır.


- Muvazaalı işlem konusu taşınmaz eğer ki iyi niyetli üçüncü kişiye devredilmişse TMK madde 1023 uyarınca iyi niyetli üçüncü kişinin kazanımı korunacak ve bu taşınmazın tapu iptali mümkün olmayacaktır.


- Muvazaalı işlem konusu taşınmazın davanın açıldığı tarih itibariyle artık aynen iadesi mümkün değil ise yine bu taşınmazın tapu iptali mümkün olmayacaktır.


Bahsettiğimiz bu iki örnek halinde; miras hakkı ihlal edilen mirasçıların hak kaybının giderilmesi adına muris muvazaasına dayalı tazminat davası açmak suretiyle muvazaalı işlem konusu taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri üzerinden parasal karşılığı talep etme hakları vardır.



Muris Muvazaasına Dayalı Tazminat Davasında Taraflar ve Zamanaşımı


Saklı paylı olsun ya da olmasın muris muvazaalı işlemden dolayı miras hakkı zedelenen tüm mirasçıların Davacı sıfatı ile taraf olması mümkündür.


Davalı taraf ise muris muvazaalı işlemden fayda sağlayan, yararlanandır. Yararlanan kişi bir mirasçı olabileceği gibi muris muvazaalı işlem ile taşınmazı devralan kötü niyetli üçüncü kişi de olabilir. Yani miras hakkı bulunmayan dışarıdan biri de somut olayın şartlarına göre Davalı taraf olabilir.


Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tazminat davası, miras bırakanın vefatının ardından her zaman açılabilir.



Tenkis Davası ile Muris Muvazaasına Dayalı Tazminat Davası Arasındaki Farklar

Tenkis talebi sadece saklı payı ihlal edilen saklı paylı mirasçıların hakkıdır. Muris muvazaasına dayalı tazminat talebi ise miras hakkı zedelenmiş tüm mirasçıların hakkıdır.


Saklı payın zedelendiği öğrenildikten sonra 1 yıl içinde, her halükarda muris ölümü veya vasiyetname açıldıktan sonra 10 yıl içinde tenkis talebinde bulunulmalıdır. Muris muvazaasına dayalı tazminat talebi için ise hak düşürücü süre yoktur.


Sonuç


Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tazminat davaları, mirasçıların miras hakkını koruyan önemli bir hukuki yoldur. Tapu iptal ve tescilin mümkün olmadığı ya da yararının kalmadığı durumlarda mirasçılar, taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerine denk gelen bedeli talep ederek miras haklarını korumuş olurlar. Her somut olayın kendi şartları dahilinde titizlikle değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalı ve hukuki açıdan hak kaybına uğramamak adına bu sürecin bir avukat ile doğru şekilde yönetilmesini tavsiye ederiz.

bottom of page