top of page
ChatGPT Image Apr 23, 2025, 04_09_37 PM.png

Görevsizlik Kararı ve Arabuluculuk Dava Şartı Eksikliğinin Giderilmesi

  • 5 gün önce
  • 3 dakikada okunur

Dava konusu uyuşmazlık taraflarca hatalı tespit edilerek arabuluculuk dava şartı bulunmayan bir mahkemede doğrudan dava açılmış olduğunda ve bu mahkeme tarafından görevsizlik kararı verilmesi üzerine görevsizlik kararı kesinleştikten sonra asıl görevli mahkemeye gönderilmesi sürecinde eğer ki görevli mahkeme bakımından arabuluculuk zorunlu dava şartı var ise bu eksiklik giderilmelidir. Aksi halde dosyanın gönderildiği görevli mahkeme tarafından arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden red kararı verilir.


Görevsizlik Kararı ve Arabuluculuk Dava Şartı Eksikliğinin Giderilmesi

Her dava bakımından zorunlu arabuluculuk dava şartı bulunmaması ve de görevsizlik kararı üzerine dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi süreci beraber düşünüldüğünde; uygulamada bazen arabuluculuk dava şartı eksikliğinin giderilmesi hususunda sorunlar yaşanabilmektedir.


Yargıtay kararları doğrultusunda anlaşılmaktadır ki; görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinde eğer ki görevsizlik kararı veren mahkeme için arabuluculuk dava şartı yok ise ve dosyanın gönderildiği mahkemede zorunlu arabuluculuk dava şartı var ise bu halde; görevli mahkemece esasa girilmeden evvel arabulucuya başvurularak dava şartı olan eksiklik giderilmelidir.


Görevsizlik kararının kesinleştiği tarihten dosyanın gönderildiği görevli mahkemece tensip zaptının düzenlendiği tarihe kadar mutlaka arabuluculuk dava şartı eksikliği giderilmiş olmalıdır. Görevli mahkemece tensip zaptı düzenlendikten sonra arabulucuya başvurulması ile eksiklik giderilmiş sayılmayacak ve mahkemece dava şartı yokluğu gerekçesiyle dava usulden reddedilecektir.



İlgili Yargıtay Kararları


Yargıtay kararlarındaki genel görüş; görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra görevli mahkemede arabuluculuk zorunlu dava şartı var ise görevli mahkemece tensip zaptı düzenlenmeden arabulucuya başvuru yapılmış olmalıdır şeklindedir.


Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1497 Esas, 2025/4794 Karar, 13.10.2025 tarihli kararında;


"..istikrar kazanan Yargıtay uygulamasında; görevsizlik kararı üzerine dosyanın görevli mahkemeye kaydı öncesinde dava şartı olan arabuluculuk koşulunun yerine getirilmesi durumunda davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilemeyeceğinin kabul edilmekte olduğu, dosyanın görevli Tüketici Mahkemesine 27.09.2024 tarihinde kaydedildiği, arabuluculuk bürosuna ise; dosyanın mahkemeye tevzinden sonra 30.09.2024 tarihinde müracaat edildiği, bu durumda Tüketici Mahkemesine geldiği tarih itibariyle arabuluculuğa başvuru şartının yerine getirilmemiş olduğu ve mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur... "


"...özellikle görevsizlik kararının kesinleştiği 11.09.2024 tarihinden Tüketici Mahkemesinde esasa kaydedildiği tarih olan 27.09.2024 tarihine kadar arabuluculuğa başvurulmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir."



Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/369 Esas, 2025/201 Karar, 13.01.2025 tarihli kararında;


" 1. Eldeki davanın, 15.12.2020 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesine açıldığı, Mahkemece Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında 25.05.2023 tarihinde Tüketici Mahkemesine görevsizlik kararı verildiği, 12.06.2023 tarihinde davacı vekili tarafından gönderme talebinde bulunulduğu, kararın 04.07.2023 tarihinde kesinleştiği, tevzinin Tüketici Mahkemesine 10.07.2023 tarihinde yapıldığı, Tüketici Mahkemesince 13.07.2023 tarihinde tensip zaptının düzenlendiği, arabuluculuk sürecinin başlama tarihinin 14.07.2023 olduğu görülmüştür.


2. Buna göre İlk Derece Mahkemesince; davacı tarafça Asliye Hukuk Mahkemesine dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı gibi Tüketici Mahkemesine verilen görevsizlik kararının kesinleşmesine rağmen, arabulucuk sürecinin başlatılmadığı, davanın Tüketici Mahkemesinin esasına kaydedilmesinden ve Mahkemece tensip zaptı ile arabuluculuk tutanağının sunulmasının istenilmesi üzerine arabuluculuk sürecinin başlatıldığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerekmiştir. "



Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2023/616 Esas, 2023/2371 Karar, 21.09.2023 tarihli kararında;


" 1. Eldeki davanın, 16.07.2021 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesine açıldığı, Mahkemece ilk duruşmada15.03.2022 tarihinde Tüketici Mahkemesine görevsizlik kararı verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmeksizin 31.05.2022 tarihinde kesinleştiği, tevzinin Tüketici Mahkemesine 02.06.2022 tarihinde yapıldığı, Tüketici Mahkemesince 08.06.2022 tarihinde davacı tarafa arabuluculuk tutanağını sunması için 1 haftalık kesin süre verildiğine ilişkin muhtıra çıkarıldığı, davacı tarafça 20.06.2022 tarihli arabuluculuk

tutanağının sunulduğu, arabuluculuk sürecinin başlama tarihinin 30.05.2022, bittiği tarihin 20.06.2022 olduğu görülmüştür.


2. Buna göre İlk Derece Mahkemesince; davacı tarafça Asliye Hukuk Mahkemesine dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı ancak tüketici mahkemesine verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine arabulucuk sürecinin başlatıldığı, eksikliğin giderildiği ve görevli mahkeme olan Tüketici mahkemesinde esasa girilmeden önce

arabuluculuk işleminin tamamlandığı böylece usul ekonomisi gözetildiğinde dava şartının yerine getirildiği kabul edilip işin esasına girilerek hasıl olacak sonucu göre karar

verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile dava şartı yokluğundan davanın reddine

karar verilmiş olması doğru görülmediğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının

bozulmasına karar vermek gerekmiştir. "



bottom of page